Bakanlık, Balfour Deklarasyonu’nun ardından yaşanan süreci 1948 Nekbe’si, toprakların gasbedilmesi, işgal ve yerleşim faaliyetlerinin yaygınlaşmasıyla ilişkilendirdi. Açıklamada, sürecin günümüzde Filistin halkının maruz kaldığı soykırım, aç bırakma ve zorla yerinden etme uygulamalarına kadar uzandığı öne sürüldü.

Filistin yönetimi, İngiltere’nin 2025 yılında Filistin Devleti’ni tanımasını ve İngiliz hükümetinin İsrail’in yasa dışı yerleşim faaliyetlerine karşı tutumunu memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Açıklamada, bu adımların Filistin halkının devredilemez haklarının tamamen tanınması ve Balfour Deklarasyonu’nun Filistin’in sömürgeleştirilmesindeki rolüne ilişkin tarihsel ve siyasi sorumluluğun kabul edilmesi yönünde ilerlemesi beklentisi dile getirildi.

Tarihsel adaletsizliğin yalnızca yaşananların kabul edilmesiyle giderilemeyeceği vurgulanan açıklamada, “Bu tarihsel adaletsizliğin düzeltilmesi, etkilerinin, sonuçlarının ve tüm yansımalarının ortadan kaldırılması için ciddi çalışmalar yürütülmesini gerektiriyor.” ifadelerine yer verildi. Filistin halkının kendi topraklarında varlığını korumak amacıyla siyasi, hukuki ve diplomatik tedbirlerin alınması, yerleşimci şiddetine ve işgal suçlarına karşı yaptırım uygulanması çağrısı yapıldı.

Bakanlık, Balfour Deklarasyonu’nun 109. yıl dönümünün Filistin halkına yönelik süregelen tarihsel adaletsizliğin sona erdirilmesi için uluslararası taahhütlerin yenilenmesine vesile olması gerektiğini belirtti. Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin ve bağımsızlık hakkının güvence altına alınması, İsrail işgalinin sona erdirilmesi ve 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Kudüs olan egemen Filistin Devleti’nin kurulması talebi yinelendi.

Filistin Dışişleri Bakanlığı ayrıca, mültecilerin geri dönüş ve tazminat haklarının güvence altına alınmasının adaletin sağlanması ve kalıcı barışın tesis edilmesi için temel unsurlar olduğunu kaydetti.

  Hibya Haber Ajansı